Panik atak, aniden ortaya çıkan ve kısa sürede yoğunlaşan korku veya yoğun rahatsızlık hissidir. Atak sırasında çarpıntı, nefes darlığı, göğüs sıkışması, baş dönmesi, titreme, terleme ya da kontrolünü kaybetme korkusu gibi belirtiler yaşanabilir. Panik ataklar tek başına ortaya çıkabileceği gibi farklı psikolojik sorunların bir parçası olarak da görülebilir.
Panik bozukluk ise kişinin tekrarlayan panik ataklar yaşaması ve yeni bir atak geçirme korkusuyla sürekli endişe duyması durumudur. Bu korku zamanla kişinin günlük yaşamını etkileyebilir; yalnız kalmaktan, toplu taşımaya binmekten, alışveriş merkezlerine gitmekten veya kendini güvende hissetmediği ortamlarda bulunmaktan kaçınmasına neden olabilir.
Herkes panik atak yaşar mı?
Panik atak aslında oldukça yaygındır. Birçok insan hayatının belli bir döneminde panik atak yaşayabilir. Ancak çoğu kişi bu ataklar hakkında yoğun endişe hissetmez. Belirtiler kısa sürede geçer ve günlük yaşam üzerinde önemli bir etkisi olmaz. Tek bir panik atak geçirmek, kişinin panik bozukluğu olduğu anlamına gelmez.
Panik bozuklukta ise kişi:
- Tekrarlayan panik ataklar yaşar,
- Yeni bir atak geçirme konusunda sürekli endişe duyar,
- Bu nedenle davranışlarını değiştirmeye veya bazı durumlardan kaçınmaya başlar.
Ne zaman destek almalısınız?
Panik ataklar yaşamaya başladıysanız, bir sonraki atağın ne zaman geleceği konusunda sürekli endişe duyuyorsanız veya bu nedenle belirli yerlerden, aktivitelerden ya da durumlardan kaçınmaya başladıysanız profesyonel destek almak faydalı olabilir. Erken dönemde alınan psikoterapi desteği, panik döngüsünü kırmaya ve yaşam kalitenizi yeniden kazanmanıza yardımcı olabilir.
Panik bozukluk tedavi edilebilir bir durumdur. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi, panik belirtilerini sürdüren düşünce ve davranış döngülerini hedef alarak kişinin korkularıyla daha sağlıklı şekilde başa çıkmasına yardımcı olur.